Bizce Hemen gezin, okuyun, tıklayın…

Mayıs
22
Yazar: kitty Tarih: 22 Mayıs 2010    Kategori: okuyun, zaman ayırın

Bu aralar derdim korkularımı anlamaya çalışmak. Aslında korkularımın hayatımı büyük ölçüde kısıtladıklarını hep hissetmişimdir zaten… Hissettim diyorum ya korkularımı anlamaktan bahsederken onları hissedip dile getirmekten bahsetmiyorum. Benim bahsettiğim aslında bu durumu bir adım öteye götürmek. Bunun da onları yoketmeye çalışarak değil, tam tersine kabullenip onların içinden geçerek gerçekleşebileceğini öğrendim.

Geçenlerde aklıma yaşadığım birşey geldi. Eski oturduğum mahallemde bir akşam işten döndüm yürüyorum. Oraların kalabalık bir saati. Sağımdan solumdan bir sürü insan geçiyor. Dikkatimi çekti karşıdan yaşlı bir bey geliyor. Fötr şapkasını takmış, ceketi, pantolonu gayet şık, bastonundan destek alarak yavaş yavaş yürüyor. Böyle yaşlı beyleri bayanları gördüğümde aklıma hep büyükbabamlar gelir, hüzünlenirim. Herhalde dalmışım, farketmeden de fazla mı baktım ne o beyle gözgöze geldik. Bu arada yürümeye devam ettiğimiz için aramızda kalan mesafe de azaldı. Bana selam verdi gülümseyerek. Ben de gülümsedim, selam verdim, bu arada da yanından geçmiş bulundum. Birkaç adım attıktan sonra geri dönüp bakma isteği duydum, sebepsiz. Bir baktım o bey de arkasını dönmüş bana bakıyor gülümseyerek… İçimden yanına gidip yardım isteyip istemediğini sormak geldi ama korktum. Malum büyük şehirde yaşıyoruz ya, kimin nesi belli değildir ya…
Sizce yanına gitsem, yardıma ihtiyacı varsa gideceği yere kadar eşlik etsem ne olurdu? Bu şekilde yürüdüğüne göre fazla uzak oturuyor olamazdı. Şimdi düşünüyorum da, “bu ne mızmızlık be kardeşim!” diyorum kendime…
Düşünün yani bu kadar yüksekti korkunun seviyesi bende…

Yeni bitirdiğim bir kitap var, Osho’nun kitaplarından biri. Adı “Korku”. Onun kitaplarını sevmemin en önemli nedenlerinden biri hayattan bahsetmesi… Her zaman “biliyoruz biz bunları canım!” dediğimiz şeylerin aslında o kadar da bilinir ve basit olmadığını keşfediyorum kitaplarını okuduğumda. Bu “basit” kelimesi de ayrı bir konu zaten… Siz hiç basit dediğimiz birçok kavramın aslında hiç de basit açıklanamayan şeyler olduğunu düşündünüz mü? Benim aklımı kurcalar bu durum zaman zaman… İşte bu kitapta söylemek isteyip de bir türlü bulamadığımız kelimeler bulunmuş ve dile getirilmiş sanki. Okuyup düşündükçe “evet gerçekten de bu böyle” diyor insan… Okuduklarım sayesinde bu küçük keşifleri yapmak hoşuma gidiyor… Osho’nun kitabını ilk defa okuyacakların karşılaşacakları biraz farklı gelebilir. Ve biliyorum kitapta söylenenlerin bir kısmını hayata geçirmek çok zor. Çünkü batılıların yaşam tarzları doğu kültüründen çok farklı. Ama genel anlamda “olup biteni” anlamak bile büyük bir adım bence…

Kitapta çok ilgimi çeken bir konu var aslında. Birçok yerde duymuşsunuzdur eminim. Anı yaşamanın öneminden bahsedilir. Bu kitapta bunun korkuyla ne kadar alakalı olduğunu keşfettim. Korkularımızın ya geçmiş acılarımızdan ya da geleceğin bilinmezinden kaynaklandığını biliyorum. Ama anı yaşarken yani gerçekten yaşarken herhangi bir korku duymanın mümkün olmadığını hiç düşünmemiştim. Kitaba göre anı yaşarken acıyı, üzüntüyü, sevinci, mutluluğu, aşkı yaşamak mümkün ama korkuyu değil… Eğer şimdiki anı korkularla dolduruyorsak bu anı yaşamıyoruz demek. Osho’nun bu konuyla ilgili önerisi yaptığımız şeyi tam yapmak. Ona coşku katmak. Çocuk olmak. O heyecanı duyup, o coşkuyu tatmak. İşte size sevginin üretken gücü… Bu kadar “basit”…

Bu arada konu heyecandan açılmışken…
Ben genellikle çok üşürüm. Bu, yazları denize girerken de büyük bir sorun haline gelir benim için çünkü girene kadar resmen ızdırap çekerim. Aslında her seferinde bilirim ki yüzmeye başlayınca geçecek o üşüme hissi ama hayır ben bu seremoniyi her seferinde uzatıp iyice donmayı tercih ederim.
Geçen sene ilk defa içimden bir ses “atla” diye bağırdı bana. Resmen susturamadım o sesi! Size bahsettiğim şey düşündüğünüz kadar küçük ve basit: denize atlamadan önce garip, çocuksu heyecan duyan bir ben düşünün… Bir de “hadi atla!” diye bağıran içsesim… Ve…. Bilin bakalım ne oldu? Geçen sene bir ilk gerçekleşti; denizden çıkaramadılar beni! Çünkü atladım. Çünkü soğuk suya atlamaktan korkmak değil de mutlu olmak istedim. Bu bir kabus değil de macera olsun istedim. Atladıktan sonra daha çok yüzdüm, yüzdükçe ısındım, ısındıkça mutlu oldum…

Bu kadar küçük adımlar için bile olsa insanın kendini iyi hissediyor olması müthiş motive edici bence. Birçok şeyden korkan biri olarak bu sözüme güvenebilirsiniz diye düşünüyorum!
Benim bahsettiğim küçük adımlar, küçük mutluluklar… İnanıyorum ki bu küçük adımları ata ata birgün bir de bakmışız büyük korkularımız yerini sevgiye bırakmış…

beril hemen yazmış:

denize girme korkunu yendiğin için seni caaaanı gönülden tebrik ediyorum! İşte bu kadar!!
Bu sene beni sen çekiceksn denize:)

kitty hemen yazmış:

Bıcırığım,

sen beni bir de bu sene Fethiye’de gorucektin! Turistler giremedi ablan girdi o soguk sulara! Hem de kısa bir süre içerisinde! Gerisini sen dusun! Evet bundan sonra hadi beril denize diye ben sürükleyeceğim seni :)))

momo hemen yazmış:

ne güzel yazmışsın kitty.. Yalnız anı yaşarken korkuyu yaşamamak bence en azından benim için bazen imkansız. Şimdi ben çoktan ölmüş mü oluyorum:))) Bu arada çocukken gerçekten daha az korkardık diye düşünüyorum. Demek ki geçmişte yaşananlarım korkumuzun derecesinde çok büyük etkeni var!

kitty hemen yazmış:

Sağol canımmm!
Biliyorum senin anlarını hk’lar dolduruyor bazı zamanlar :))))
Ama bir düşünsene momocum o hklar seni anda tutuyor mu yoksa geçmiş ya da gelecekle mi uğraşıyorsun???Ben çok istiyorum valla o anlarda farkındalığımızın yerine gelip bizlere “kendine gel” demesini!! :))

momo hemen yazmış:

o zaman kendimize gelelim:)

kitty hemen yazmış:

Gelelim Momo’cum :))
Bak kendimize gelme isteğinin farkındalığındayız artık 😉

beril hemen yazmış:

bu yazı dursun hep burda biz okuyalım yeri geldiginde, ilaç gibi 🙂

kitty hemen yazmış:

Ablayla dalga geçilmediğini umuyorum!! :))

kedidem hemen yazmış:

Çok faydalı bir yazı olmuş Pisos, çok beğendim 🙂

kitty hemen yazmış:

Sağollll canım :)))
Sevdiklerimden böyle yorumlar almak benim için çok güzel!!!

Yorum bırakın