Bizce Hemen gezin, okuyun, tıklayın…

Aralık
14
Yazar: kitty Tarih: 14 Aralık 2011    Kategori: gezin

 

 

 

 

 

 

 

 Huzurmuş, mutlulukmuş, aşkmış…

Gözünüzün önünden gitmeyen anlık görüntüler vardır; herşey yerli yerine oturmuş görünür size. Bir anda içiniz ısınır, bilirsiniz ki tam da olmak istediğiniz yerdesinizdir. Tutkuyla sever, bağlanırsınız. Aşık olursunuz.

Eylül başında yaptığım Güney Fransa seyahatinde böyle hisettim… Aşık oldum… O köylere, lavanta tarlalarına, üzüm bağlarına… Oralara gitmeden de biliyordum aslında aşık olacağımı. Çünkü o hayat tarzını seviyorum ben…

Momo’cumla hergün yeni yerler gezdik. Köylerin ara sokaklarında kaybolduk. Küçük keşifler yaptık. Yorulduk, cafelerde oturup soluklandık. Bol bol kıkırdadık. Şaraplarımızı yudumlarken keyfimize diyecek yoktu. Gezdiğimiz yerlerin herbiri farklıydı, ilginçti. Ama özellikle birgün var ki gittiğimiz üç yere de bayıldım, bayıldım, bayıldım!

 

Provence’u beş bölgeye ayırmışlar. Bahsettiğim gün Les Bouches-du-Rhone et Nimes Bölgesi’ni seçtiğimiz gündü. İlk durağımız da Cassis. Bir kıyı kenti. Küçücük, hemen içiniz ısınıveriyor… Yüzyıllar boyu balıkçılıkla uğraşan yerel bölgenin esas geçim kaynağı da artık turizm ve meşhur beyaz şaraplarıymış.

 

 

 

 

 

 

 

Kıyıda biraz dolaştıktan sonra gözümüze kestirdiğimiz bir lokantada yemek yemeye karar verdik. Balık yemeden olmazdı oralarda..  Şaraptan önce kir ikram ediyorlar. Meşhur kuş üzümü aromalı likörü Crème du Cassis ile hazırlanan bir aperitif. İsteğe bağlı olarak beyaz şarap veya şampanyaya katabiliyorsunuz, hafif tatlı bir tat bırakıyor ağızlarda… Ben bayılıyorum, denemenizi tavsiye ederim.

 

Küçük meydanlarında gezinip resim çektikten sonra bir sonraki durağımıza doğru yola çıktık. Aix-en-Provence… Gerçekten abartmıyorum ağzım kulaklarımda dolaştım!!! Devamlı bir gülümseme ifadesi vardı suratımda. İlk gidişimizde zamanımızı iyi ayarlayamadığımızdan çok fazla kalamamıştık. Bu bahsettiğim muhteşem gün ikinci gidişimiz. Güzergahımızı yine özellikle oradan geçirdik, bu sefer doya doya dolaştık, o kadar güzel bir yer! Floransa’dan da böyle etkilenmiştim, belki de ondan çok sevdim…

 

 

 

 

 

 

 

 

İtalyan barok tarzı evlerin arasında dolaşmak, gözalıcı çeşmelerin olduğu meydanların tadına varmak müthişti. Evet bu sefer oturduk havasını kokladık oranın! Biraz alışveriş de yaptık. Meydanların birinde bulunan bir dükkandan çok etkilendim. Dükkanın adı “Chat Reveur”. Yani “Hayalperest Kedi”. Tentesine de Gandhi’nin bir sözü yazılmış. “Le Bonheur est dans l’oeil de celui qui regarde”, “Mutluluk gören kişinin gözlerindedir”. Hemen dükkana daldığımızı söylememe gerek yok sanırım! Dolaştığımız yerlerde türkçe konuşmamız genelde dikkat çekiyordu. Orada da dükkan sahibi ile koyu bir sohbete daldık. Genelde İstanbul’u biliyorlar.. Hatta başka bir köyde – St. Paul de Vence’da – magnet aldığım dükkanın sahibi bize çok güzel bir ülkemiz olduğunu söyledi. Sonra da bize türkçe “İyi günler” diledi. Pek bir göğsümüzü kabartıp çıkmıştık oradan!

 

Son duragimiz Aix-en-Provence’a 14 km uzaklıktaki Ventabren adında, küçük bir tepede konumlanmış tatlı mı tatlı bir köydü. Aslında ismi hakkında etimolojik anlamda birçok varsayım olduğunu öğrendim ama en olası olanı “vent”, rüzgar  ile “bren”, buğdayı değirmen taşında ezme anlamına gelen kelimeler ilişkisiymiş.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer gittiğimiz yerlere göre köy daha kalabalıktı. Momo’cum burada yaşayanların muhtemelen Aix-en-Provence’da çalıştıklarını söyledi. Küçük meydanını çevreleyen evlerin resimlerini çekerken bir tanesine gözüm takıldı. Evin kapısı açıktı ve içerden konuşmalar eşliğinde yemek kokuları geliyordu. Anladım ki mutfak yakınlarda bir yerlerde. Sonra biz dolaşmaya devam ettik ve bir şekilde meydana geri döndük. Bir baktım evdeki gençler dışarı çıkmışlar, evlerinin önünde oturmuş sohbet ediyorlar. Huzur vardı yüzlerinde… Hemen bize de bulaştı o huzur. Eve dönüş yolunda güzel yerler görmenin verdiği mutluluğu yaşıyorduk.

 

Çok güzel bir haftaydı benim için. Anılarıma bir sürü unutulmaz yenilerini ekledim. Yine anlamsız herşeye güldük. Hipermarketten gülmekten yuvarlanarak çıktığımızı biliyorum mesela. Bir de Toutes Directions, Autres Directions durumu vardı, o ayrı bir olaydı zaten. Alışmam bayağı bir zaman aldı. Ya da alıştım mı acaba hala emin değilim!! Momo’cum da benim bu şaşkınlıklarımla çok eğlendi zaten! Biz hep böyleydik, hala da böyleyiz! Yeter ki birarada olalım!

 

 

Momo’cum;

Bana evini açtın, o da yetmedi yolculuğumuz boyunca ben gördüklerimden dolayı sevinç çığlıkları ata durayım sen bir hafta araba kullandın! Bana yemekler yaptın, keyfim bozulur gibi gördüğünde beni neşelendirmeye çalıştın. Çok sıkıntılı bir zamanımda geldim oralara, bana o kadar iyi geldi ki… Ama sen vardın, o yüzden bir o kadar daha da iyi geldi bunu sakın unutma.

Adının kendisine bu kadar yakıştığı başka birisini tanımıyorum…

momo hemen yazmış:

aaaaaa kitty’cim, satılık ev veya daireleri unutmuşsun:) Ventabren’de bile vardı yani oradan alabileceğimiz bir ev değil mi?
çook harika bir hafta geçirdim ben de.. Seninle yeniden keşfetmek gibi oluyor! araba kullanmaktan keyif aldım ayrıca!!! Bir daha!:)

kitty hemen yazmış:

O Resimlerden biri o satılık evlerden birine ait zaten. 🙂 Hani önünde kedi yalanıyor… Yanlız söylemek zorundayım fransız kedileri beni deli etti! Ben alışmışım pisipisiye. Hiç mi oralı olmazlar canım!!! Manyak gibi peşlerinden koştum :)))
Her zaman Momo’cum biliyorsun 🙂

momo hemen yazmış:

onlar pisi pisiden anlamıyor. Minou minou demek lazım ama biz iyi telaffuz edmeiyoruz herhalde:)

kitty hemen yazmış:

Herhalde edemiyoruz çunku onu da denedik çok iyi hatırlıyorum :))

Ostrich hemen yazmış:

Hayatınız boyunca böyle güpgüzel anılar biriktirin ve dostluğunuz ebedi olsun.. ( Maşallahları ve şükürleri içimden sıralıyorum, şimdi yazarsam yaşlı ostrich tarafımı görürler 😛 )

Ayrıca Kitty hemen ev al buralardan tamam mı?2012 dileklerine ekler misin, lütfen? Teşekkürler :))

kitty hemen yazmış:

Ostrich’cim

Biz gerçekten çokkk şanslıyız böyle güzel dostluklar bulabildik…Bak ben başladım bile şükretmeye!!!

Değil mi şuralarda bir ev nasıl da güzel olurr! Sonra Allaaaaaahhhhhhhhh!
Beni ve Voltran ekibimi toparlayabilene aşk olsunnn!!!!!! :))))

İnşallahhh canım dilemez miyim heppp diliyorum 😉 Birimiz aldık mı kurdardık demek zaten :))
Bizi köyden atmazlarsa iyi!! Köyün ahengini bozabiliriz şapşallıklarımız ve arkasından gelen çığlıklarımızla 🙂

Ostrich hemen yazmış:

Di mi canımmmm! :))) Bizi atabilirler 🙂 ama neşemizle inletmiş oluruz ve efsane oluruz köyde :)))

Ostrich hemen yazmış:

Ayy dostluk kısmını atlamışım.. 🙂 Evet çoook şanslıyız, şükürler olsun ki varsın ve iyi ki varsınnnnnnnnn 🙂

kitty hemen yazmış:

Efsane olucağımız kesinnnnnnnn :)))))))
Biz tatile filan gittiğimizde köyde bir şenlik havası olurmuş mesela!Refaha erme kutlaması!!!!Aahahaha :)))

Deli misin? Sen de iyi ki varsınnnnn!

Yorum bırakın