Bizce Hemen gezin, okuyun, tıklayın…

Mayıs
18
Yazar: momo Tarih: 18 Mayıs 2010    Kategori: deneyin, izleyin, zaman ayırın

Dün herhalde hayatımda ilk defa danimarkalı yönetmeni olan film izledim. Cannes film festivali nedeniyle festivalle beraber farklı yarışmalar oluyor ve ancak onlara yer bulunabiliyor. Cannes’a 20 km uzaklıkta tepelerde Valbonne köyünün küçücük sinemasında bir kısa metraj bir de uzun metraj film izleyecektim. Uzun metrajlı filmin ağır bir film olduğunu önceden biliyordum onun için moralimi hazırlamaya çalışmıştım fakat diğer film hakkında hiç araştırma yapmamıştım.

Kısa metraj filmin adı Berik. Aslında filmin sadece yönetmeni Danimarka’lı. Herşey Kazakistan’ın Semei kenti veya köyünde geçiyor. Seyirciyi etkileyen tabii ki Berik: 33 yaşında bu insanın yüzünde ciddi bir deformasyon var ve kendisi görme özürlü (nedenini filmin sonunda anlıyorsunuz). Berik dahil oyuncular aslında profesyonel değiller ama seyircinin kalbini hemen çaldılar. Hikâyeyi anlatmayacağım ama çok sade çok yalın bir hikâye. Moral bozan bir film olsa da gerçekleri gösteriyor, insanların biraz da gözünü açıyor.

Berik filmi bittikten sonra, Armadillo isimli bir buçuk saatlik film başladı. Armadillo Afganistan’da Danimarka’lıların sözde barışı sağlamak için gönderildikleri bir kamp. Film oraya 6 aylığına giden genç askerlerin psikolojisini yalın şekilde gösteriyor. Zaten film değil belgesel olarak tanıtılıyor. Bu filmi izledikten sonra halen bir yerlerde silahların konuştuğunu hatırlıyorsunuz ve insanın psikolojisinin ortamdan ne kadar etkilendiğini…Film bittikten sonra yönetmenlere soru sormamız mümkündü. Yönetmene ben sadece bu askerlerin bu belgeseli izleyip izlemediklerini sordum. Kendisi filmdeki bütün askerlerin filmin son halini izlediklerini, bazılarının kendilerini sorgulamaya başladıklarını, bazılarının sinirlendiklerini belirtti. Fakat yine de gösterime izin verdiklerini de ekledi. Çok etkileyici bir belgesel..

Bence hemen, aslında hemen olmasa da kendinizi psikolojik olarak hazır hissettiğinizde, Danimarka sinemasını Berik ve Armadillo ile keşfedin..

kitty hemen yazmış:

Momo’cum,

Filmler bir yana ben yönetmene soru sorabilme şansını yakalamana çok sevindim, yani senin adınaaa :)))

momo hemen yazmış:

bu film haftasının özelliği, filmden sonra yönetmenlerle filmi tartışmak ve de sonra hep beraber bir şeyler yeyip içmekti aynı zamanda. valbonne küçük bir köy olduğu için bu yönetmenlerin de hoşuna gitti (cannes’dan bıktıklarını söylediler:) Ben yeme içme faslına kalamadım çünkü gece bayağı geç bitti; amaaaa bana bir soru sorma şansı verilmiş, ben momo olarak bu şansı sence hiç kaçırabilir miyim kitty’cim:)? Ama sadece bir soru sordum bak kendimi kontrol etmeyi başardım:) Kokteyle kalsaydım ben döverlerdi herhalde:)Bu filmi izleyen insanlarla da tartışmayı çok isterim aslında.

kitty hemen yazmış:

Böyle etkinliklerin olması çok güzel! Özellikle köylerdee :)Valla çok özledim keşke yine beraber olsak da dolaşsak!

momo hemen yazmış:

keşkeli konuşma istersen, hemen atla gel:)

kitty hemen yazmış:

Bak atlar uçağa gelirim haaaaa sonra pişman olursun 😉

momo hemen yazmış:

niye pişman olayım:) bekliyorum.;)

beril hemen yazmış:

ben de atlar gelirim valla:))

kitty hemen yazmış:

Valla Momo’cum
kardeşim diye soylemiyorum atlar gelir :)))
Hatta ben daha kendi biletimi almadan o kendi bilet işini de halleder! Yapmadığı iş değil hani!!!:)

momo hemen yazmış:

ikinizi de bekleriz biliyorsunuz:)

beril hemen yazmış:

momo seni ve c.’i çok özledim! bu yaz da bi yerleri turlayalım senin şirin arabanla:)

momo hemen yazmış:

dün c.’yle de konuştuk. Her zaman bekleriz. Yalnız araba sizlere ömür artık mor bir aramız var:))) ama daha büyük ve kliması da var. Onun için bu sefer 3000 değil 10000 km yaparız yorulmadan:)))

Yorum bırakın