Bizce Hemen gezin, okuyun, tıklayın…

Kasım
29
Yazar: kitty tarih:Kasım 29th, 2010    Kategori: izleyin

 

Bu sefer sırada bir aşk filmi var. Seyrettiğim en güzel aşk filmlerinden biri…

Baştan söylemekte fayda var, bu filmi en çok sevme nedenlerimden birisi insanlarda “romantizm adına ipin ucu kaçmış” izlenimi uyandırmaması… Film olduğu gibi… Hikaye de öyle.

Filmde II. Dünya Savaşı’ndan sonra yolları tekrar kesişen iki sevgilinin hikayesi anlatılıyor.  

Kızın hayat dolu oluşuna ve çocuğun sevgisine sahip çıkışına hayran kalacaksınız.

Filmi seyredip de beğenmediğini söyleyen birine rastlamadım. O kadar tavsiye ediyorum!

Kasım
10
Yazar: momo tarih:Kasım 10th, 2010    Kategori: dinleyin, okuyun, zaman ayırın

Şiir yazmak bir sanattır. Peki ya okumak, yorumlamak o da bir kabiliyet ister bence.  Fransız edebiyatçısı Jean-Loup Dabadie’nin Le temps qui reste (Geriye kalan zaman) adlı şiirini onun yakın dostu, oyun ve ses sanatçısı Serge Reggiani yorumladığında, o şiir daha da bir güç kazanıyor sanki. Herhalde onun içindir ki bazı insanlar bu şiire şarkı diyorlar. Bu şarkının fransızca sözlerini ve elimden geldiğince türkçe cevirisini paylaşmak istedim. Bence hemen okuyun, okuduktan sonra da fransızcanız yoksa bile yorumu buradan dinleyin…

Le temps qui reste

Combien de temps…
Combien de temps encore
Des années, des jours, des heures combien?
Quand j’y pense mon coeur bat si fort…
Mon pays c’est la vie.
Combien de temps…
Combien

Je l’aime tant, le temps qui reste…
Je veux rire, courir, parler, pleurer,
Et voir, et croire
Et boire, danser,
Crier, manger, nager, bondir, désobéir
J’ai pas fini, j’ai pas fini
Voler, chanter, partir, repartir
Souffrir, aimer
Je l’aime tant le temps qui reste

Je ne sais plus où je suis né, ni quand
Je sais qu’il n’y a pas longtemps…
Et que mon pays c’est la vie
Je sais aussi que mon père disait:
Le temps c’est comme ton pain…
Gardes en pour demain…

J’ai encore du pain,
J’ai encore du temps, mais combien?
Je veux jouer encore…
Je veux rire des montagnes de rires,
Je veux pleurer des torrents de larmes,
Je veux boire des bateaux entiers de vin
De Bordeaux et d’Italie
Et danser, crier, voler, nager dans tous les océans
J’ai pas fini, j’ai pas fini
Je veux chanter
Je veux parler jusqu’à la fin de ma voix…
Je l’aime tant le temps qui reste…

Combien de temps…
Combien de temps encore?
Des années, des jours, des heures, combien?
Je veux des histoires, des voyages…
J’ai tant de gens à voir, tant d’images..
Des enfants, des femmes, des grands hommes,
Des petits hommes, des marrants, des tristes,
Des très intelligents et des cons,
C’est drôle, les cons, ça repose,
C’est comme le feuillage au milieu des roses…

Combien de temps…
Combien de temps encore?
Des années, des jours, des heures, combien?
Je m’en fous mon amour…
Quand l’orchestre s’arrêtera, je danserai encore…
Quand les avions ne voleront plus, je volerai tout seul…
Quand le temps s’arrêtera..
Je t’aimerai encore
Je ne sais pas où, je ne sais pas comment…
Mais je t’aimerai encore…
D’accord?

Geriye kalan zaman

Ne kadar zaman…
Daha ne kadar zaman
Kaç yıl, kaç gün, kaç saat, ne kadar ?
Düşündüğümde kalbim ne kadar hızlı çarpıyor..
Benim hayatım yurdumdur.
Ne kadar zaman…
Ne kadar

O kadar seviyorum ki, kalan zamanı
Koşmak, konuşmak, ağlamak istiyorum
Ve görmek ve inanmak
Ve içmek, dans etmek
Bağırmak, yemek, yüzmek, sıçramak, karşı gelmek
Daha bitmedi, daha bitmedi
Uçmak, şarkı söylemek, gitmek, yeniden gitmek
Acı çekmek, sevmek
O kadar seviyorum ki, kalan zamanı

Nerede doğduğumu artık bilmiyorum, veya ne zaman
Çok uzun zaman olmadığını biliyorum..
Ve yurdumun hayatım olduğunu..
Bir de biliyorum ki babam bana :
Zaman ekmeğin gibidir derdi…
Yarın için de biraz bırak…

Daha ekmeğim var
Daha zamanım var, ama ne kadar ?
Daha oynamak istiyorum…
Dağlar kadar gülmek istiyorum,
Fırtınalar kadar gözyaşı dökmek istiyorum
Dolu gemiler kadar şarap içmek istiyorum
Bordeaux ve İtalyan şarapları
Ve dans etmek, bağırmak, uçmak, yüzmek bütün okyanuslarda
Daha bitmedi, daha bitmedi
Sarkı söylemek istiyorum
Sesimin sonuna kadar konuşmak istiyorum…
O kadar seviyorum ki kalan zamanı…

Ne kadar zaman…
Daha ne kadar zaman ?
Kaç yıl, kaç gün, kaç saat, ne kadar ?
Hikâyeler, yolculuklar istiyorum…
Daha birçok insan birçok resim görmeliyim..
Çocuklar, kadınlar, büyük adamlar,
küçük adamlar, komik adamlar, üzgün adamlar,
çok zekiler ve salaklar,
Ne komik, bu salaklar, dinlendiriyorlar,
Güllerin ortasındaki yaprak gibiler…

Ne kadar zaman…
Daha ne kadar zaman?
Kaç yıl, kaç gün, kaç saat, ne kadar ?
Umurumda değil sevgilim..
Orkestra durduğunda ben halen dans ediyor olacağım…
Uçaklar uçmayı bırakınca ben yalnız uçacağım…
Zaman durunca…
Seni hala seveceğim
Nerede veya nasıl bilemiyorum…
Ama seni hala seveceğim…
Anlaştık mı ?