Bizce Hemen gezin, okuyun, tıklayın…

Ekim
22
Yazar: kitty tarih:Ekim 22nd, 2010    Kategori: gezin, izleyin

20 Ekim Çarşamba günü Pera Müzesi’nde gösterimi yapılan Etek İzlerini Silmeden Belgeseli’ni büyük bir zevkle izledim. Hala etkisindeyim.

Galata Mevlevihanesi’nin tarihinden restorasyon öyküsüne, ziyaretçilerinden kedilerine – evet yanlış okumuyorsunuz kedilerine – kadar çeşitli konular işlenmiş. Ama konular bunlarla sınırlı değil elbette. Belgesel aynı zamanda Mevlana’dan, tasavvuftan, semadan ve aşktan bahsediyor.

Gösterime gitmeden önce Ebru Bilun Akyıldız ile yapılan bir röportajı okudum. Projenin bir nevi kendi kendine şekillenmesinden ve mekanın büyülü bir atmosfere sahip oluşundan bahsettiği dikkatimi çekti. Hani bir işe coşkuyla ruhunuzu katarak koyulursunuz ya ve işler yolunda gider, ben onu hissettim söyleşiyi okurken. Daha sonra belgeseli izledim. Mevlana’nın sözlerine vuruldum. Suskunlar Mekanı’na farklı bir perspektiften baktım. Dönmenin anlamını hatırladım. Oranın huzurunu koklamak istedim. Sanırım Galata Mevlevihanesi beni bekliyor…

Aslında daha çok şey yazmak, etkilendiğim şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Ama bu sefer susma zamanı. Keşiflerinizi size bırakmalıyım…

30 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te Pera Müzesi’nde bir gösterim daha var. Kaçırmayın…

http://etekizlerinisilmeden.com/

Ekim
12
Yazar: kitty tarih:Ekim 12th, 2010    Kategori: okuyun

Bitirdiğim son kitap bayağı eski bir kitap, 1996 yılında basılmış ilk kez. Tahminimce çoğumuz tarafından en azından isim olarak da olsa biliniyor. Paulo Coelho’nun üçüncü romanı olan Simyacı’dan bahsediyorum… Ben yeni okudum. Adını duymuştum hep ama karşıma yeni çıktı işte…

Simyacı, hazine arayan bir çobanın yolculuk öyküsü. Aslında bu kadar bilindik bir kitabı gönül rahatlığıyla yazmamın nedeni önceden okumuş olanların bile tekrar severek okuyabileceklerini düşünmem. Bazı şeyleri hatırlamaya ihtiyaç duyabiliriz zaman zaman…

Roman bizim yolculuğumuzu anlatıyor. Her birimizin kendi yolculuğunu. İçimizin derinliklerinden su yüzüne çıkartılan yalın gerçeklerden bahsediyor sanki. Unuttuklarımızı hatırlatıyor, düşündürüyor, ta uzaklara götürüyor, sonra da o “uzakların” aslında o kadar uzak olmadığı konusunda bizim için işaretler bırakıyor…

Kitap ruhunuza hitap edecek… Çünkü yürekten yazılmış bir kitap. Okumadıysanız okuyun, okuduysanız da unuttuklarınızı hatırlamak için kendinize bir fırsat verin. Her seferinde yeni keşifler yapacak, mutlu olacaksınız…

Ekim
6
Yazar: momo tarih:Ekim 6th, 2010    Kategori: izleyin, zaman ayırın

Bazılarımız gündüzleri gecelere tercih ederiz, bazılarımız ise tam tersi. Hatta bazı ünlü insanların gece yaşadıklarını, gündüz vakti uyuduklarını biliyorum. Aslında iki vakti de farklı şekilde sevebiliriz değil mi? Başak isimli çok sevdiğim bir arkadaşımın önerisi üzerine, yönetmenliğini Teddy Newton’un yaptığı Pixar’ın “Day & Night” (“Gündüz ve Gece”)  isimli kısa filmini izledim. Bu filmde Gündüz ve Gece birer karakter olarak canlandırılmış ve bu karakterler birbirlerini keşfediyorlar. Önce bir kıskançlık oluşuyor ama sonradan birçok ortak yönleri olduğunu anlıyorlar. Yönetmenin ve ekipteki diğer insanların hayal güçlerine hayran kalmamak elde değil. Bu film sinemalarda, Toy Story 3 filminden önce gösterilmiş. Bu filmi bana keşfettiren Başak’a tekrar teşekkür ederim!

Bence hemen, gecenin ve gündüzün keyfini, bir kez de Day & Night’la çıkarın:)