Bizce Hemen gezin, okuyun, tıklayın…

Şubat
16
Yazar: momo tarih:Şubat 16th, 2010    Kategori: deneyin, gezin, zaman ayırın

Geçen yıl mayıs ayında 5 günlüğüne yine İtalya keşfine gitmeye karar vermiştim. Nedir bu Cinque Terre ? Eskiden « terre » italyanca’da köy demekmiş. Cinque de bilindiği üzere 5 (beş) anlamına geliyor. İşte bu bölge beş köyden oluşuyor. Bu köyler de birbirlerine oradaki yerlilerin zamanla inşa ettikleri yollarla bağlılar. Bu köylerin isimleri : Riomaggiore, Manorala, Corniglia, Vernazza, Monterosso. Gitmeden önce agriturismo sitesinden bir italyan arkadaşım sayesinde casa nel bosco’yu telefonla arayıp odamızı ayırdık. Casa Nel Bosco, Genova ve la Spezia kentlerinin arasında kayıp bir köyde dağ evi. Ev sahipleri aynı zamanda misafirhane gibi bir işletmeye çevirmişler evin bir kısmını. Arabayla Casa Nel Bosco’yu nihayet bulmuştuk. Evin sahibi Signora Maria Carla hiç ingilizce veya fransızca bilmediği için (türkçe konuşup konuşmadığını sormadım bile ;))bizim geliş saatimize göre oğlunu çağırmıştı. Oğlu bize Cinque Terre hakkında birkaç gerekli bilgiyi verdikten sonra ayrıldı ve beni ve eşimi Maria Carla teyzeyle başbaşa bıraktı.

Ertesi gün sabah erkenden uyanıp La Spezia’ya arabayla yarım saatte ulaştık ve de şehrin girişindeki tek bedava park yerinde arabamızı park edip gara doğru yol aldık. La Spezia’da parketmemizin nedeni, Cinque terre bölgesinde araba için yer bulmak hem çok zor hem de yollar çok dar. Onun için size tavsiyem, La Spezia’ya sabah erkenden varıp arabanızı bu ücretsiz otoparka bırakmanız. İşte o sabah, arabayı park ettikten sonra saat 11 gibi, La Spezia garından trenimize bindik ve de son ve en büyük terre’ye Monterosso’ya gittik. Cinque Terre devlet parkı olduğu için gezmek için günlük 5 euros ödemek gerekiyor. Fiyatlandırmada programınıza göre bir sürü kategori belirlenmiş. Eğer yorulup da yürümekten vazgeçerseniz, bir köyden diğer köye tren veya vapurla ulaşabilirsiniz. Monterosso’da trenden indikten sonra önce Vernazza’yı Corniglia’ya bağlayan yolun bugün ve yarın kapalı olduğunu gördük. Ama nasılsa ilk hedefinimiz Vernazza’ya gitmekti. Vernazza’ya gitmek içik 2 numaralı sentieri’yi yani patikayı takip etmek yeterli. Yörenin haritasını herhangi bir tren garından veya turizm ofisi kulüplerinden temin edebilirsiniz. Monterosso hakkında verebileceğim tek bilgi aralarında en büyük köy olması ve de sadece bu köyde kumlu bir plaj olmasıdır. Yola koyulmaya başladık ve de ben her zamanki gibi çok çabuk başladım ve de hep yokuş çıktığımıziçin belki başladıktan 15 dakika sonra ara verdim. Yollar çok dar ve de alt taraf uçurum. Yürürken çok dikkat etmek lazım. Yolları yöreliler nasıl yapmışlar gerçekten şaşırıyorum. Köy insanları bu koylarda üzüm bağları ve de zeytin ağaçları yetiştiriyorlar. Manzara gerçekten harikulade. Yolun çok yokuşlu olduğunu söyleyebilirim.

Vernazza’ya ulaşmak yaklaşık 1,5 saatimizi aldı. Vernazza köyü en romantik köy denilebilir. Aslında, jeolojik olarak, en güvenli köymüş çünkü iki kaya arasında yapılmış. Yani, deniz hiç bir tehlike değilmiş bu köy için. Vernazza’ya dağın tepesinden ulaştığınız için çok güzel bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Evler rengarenk ve de bizim olduğumuz gün rengarenk şemsiyeler açılmıştı. Daha yeni ısınmışken, Vernazza’da çok ara vermemeye karar verip, hemen Corniglia’ya varan sentierileri aradık. Asıl yol maalesef kapalıydı. Ama biz yine de girmeyi denedik ve de az sonra görevliler yolun kapalı olduğunu söylediler 🙂 Yırtamadık. Fakat başka bir yol olduğunu da söylediler. Biz de zor olduğunu bildiğimiz halde o yola başladık. Hakikaten zormuş.. Yine yokuş, yine dar yollar.. Bazen basamaklar arasında 70-80cm aralık oluyordu. Benim dizim çok harika durumda değildi ama idare ettik. O yokuş da bayağı yorucuydu ama yavaş başladığım için herhalde sadece iki kere ara vermiştim 😉 Bu diger yolun kötü yanı anayolda da yürümek zorunda kalmamızdı. Fakat çok araba olmadığı için yine de yol fena değildi. Anayoldan da artık Corniglia gözükmüştü.

Corniglia, deniz seviyesinde olmayan tek köy. Aslında deniz kıyısında ama bir kayanın üzerinde olduğu için plaj diye bir şey yok. Daha sade bir köy Vernazza ‘yla karşılaştırırsak. Köye girerken, barda oturan biri bize ateş sordu. Sanki hani bu sıcakta ve de bu yokuşlarda sigara içme meraklısıydık. Herneyse, Corniglia’ya yine 1,5 saatte ulaşmıştık. Bir sonraki durağımız olan Manorala’ya gitmekten artık korkuyordum. 3 saat yürümüştük. Ve daha iki köy vardı. Fakat, Manorala’ya ve sonrasında Riomaggiore’ye ulaşmak bir önceki patikalara göre çok daha kolaydı. Deniz kıyısından geniş yollardan gidilebiliyordu. Zaten daha da kalabalık olmuştu yollar ve her yaştan insanlar vardı. Manorala’ya yaklaşık bir saatten az bir zamanda ulaştık. Manorala da küçük fakat rengarenk bir köy. Gerçekten çok şirin bir köy. Geceye kalmamak için tekrar çok çabuk yola koyulduk.

Riomaggiore’ye ulaşmak için meğer Via dell Amore’den geçmek gerekiyormuş. Bu yolda, insanlar birbirlerine aşkını ispatlamak için bir kilit alıyorlarmış ve de bu yolda herhangi bir yere bu kiliti kitleyip bırakıyorlarmış. Yolun her yerinde kilit vardı. Duvarlarda birçok isim yazılıydı. Bu yol da çok güzeldi. Güneşin batışını bu yolda izlemiştik. Ama ben açıkçası yeşilliğin arasında gezmeyi bin kez tercih ederim. Riomaggiore’ye vardığımızda treni kaçırmıştık. Bir saat boyunca bir sonraki treni beklememiz gerekiyordu. Riomaggiore’de çok ilginç bir şey bulamadık onun için zamanın büyük kısmını garda oturarak geçirdik. Toplam 5,5 saat yürümüşüz. Trenle La Spezia’ya ulaştıktan sonra hemen arabaya binip Casa Nel Bosco’ya döndük ve de yorgunluktan kendimizi hemen yatağa attık. Ertesi gün daha bir sürü köy gezecektik.

Bence hemen Cinque Terre’yi gezin, ama uzun bir yürüyüşe hazırlıklı olun..